Hepsi kanser değil
ABD’de, “tiroid kanserinde yeni sınıflandırma”yı içeren bir çalışma yayımlandı. Araştırmaya göre, bazı tiroid tümörleri kanser sınıfından çıkarıldı.

27.06.2016 - Pazartesi

/

Amerika Birleşik devletleri (ABD)’nde yapılan ve uluslararası bir panelde paylaşılan “tiroit kanserinde yeni sınıflandırma”yı içeren bilimsel çalışma, bugüne kadar kanser olarak nitelendirilen bazı tiroid tümörlerinin aslında kanser özelliğini taşımadığını ve kanser olarak isimlendirilmemeleri gerektiğini ortaya koydu.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Okan Yıldız, yaptığı açıklamada, tiroid bezinin boynun ön alt kısmında yer alan, sağlıklı kişide yaklaşık 20 gram ağırlığında ve kelebek şeklinde bir organ olduğunu söyledi.

Yüzde 95’i iyi huylu

Tiroid bezinden kana normal miktarda tiroid hormonu salgılanmasının, vücudun enerji kullanımı, beyin, kalp, kaslar, tüm organ ve dokuların sağlıklı çalışabilmesi için gerekli olduğunu belirten Yıldız, tiroid bezinin bir bölümünün etrafındaki dokudan farklı bir şekilde büyümesiyle nodül oluştuğunu ifade etti. Prof. Dr. Yıldız, “Boyun muayenesi sırasında ya da ultrasonografi ile tespit edilen tiroid nodülleri toplumda yüzde 50’ye varan oranlarda görülmektedir.” dedi.

Tiroid nodüllerinin yüzde 95’inin iyi huylu olduğunu belirten Yıldız, “Tiroid kanseri tüm kanserlerin yalnızca yüzde 1-2’sini teşkil etmekle birlikte hormon salgılayan bezlerin en sık karşılaşılan tümörüdür. Bir yıl içinde her 100 bin erkeğin beş altısında ve her 100 bin kadının 20’sinde yeni tiroid kanseri tanısı konuluyor. 2016 yılında ABD’de yaklaşık 65 bin, Türkiye’de ise 6 bin yeni tiroid kanseri vakası öngörülüyor.” diye konuştu.

“Kadınlarda daha fazla görülüyor”

Prof. Dr. Yıldız, tiroid kanserinin kadınlarda erkeklere göre dört beş kat daha fazla olduğunun altını çizerek, “Ülkemizde kadınlarda tüm yaş grupları içinde meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser tipi olan tiroid kanseri 15-24 yaş aralığında birinci sırada yer alıyor.” dedi.

Düşük riskli tiroid kanseri hastalarında tiroit bezinin bir kısmının cerrahi olarak çıkartılmasının tedavi için yeterli olduğunu dile getiren Yıldız, şu bilgileri verdi:

“Buna karşılık yüksek riskli hastalarda tiroid bezinin tamamının cerrahi ile çıkartılması, arkasından radyoaktif iyot tedavisi verilmesi ve hastanın tiroid hormonu tedavisi altında endokrinoloji uzmanları tarafından takibi gerekir. Tiroid kanserlerinin hemen hemen tümünde erken tanı ve uygun tedavi ile 10 yıllık hayatta kalma oranları yüzde 100’dür. Bazı nadir durumlarda aralarında hedefe yönelik ilaçların da yer aldığı kemoterapi uygulamaları ya da radyasyon tedavisi gerekli olabilir.”

“Tedavi maliyetini de düşürecek”

Prof. Dr. Yıldız, ABD’de yapılan ve uluslararası bir panelde paylaşılan “tiroid kanserinde yeni sınıflandırma”yı içeren bilimsel çalışmanın, bugüne kadar kanser olarak nitelendirilen bazı tiroid tümörlerinin aslında kanser özelliğini taşımadığını ve kanser olarak isimlendirilmemeleri gerektiğini ortaya koyduğunu kaydetti.

Meme ve prostat kanserinde de erken evrelerin kanser olarak isimlendirilmemesi yönünde öneriler olmakla birlikte bir kanser tipinin aslında kanser olmadığı şeklinde bir sınıflandırmanın ilk kez tiroid kanseri alanında yapıldığını aktaran Prof. Dr. Yıldız, buna göre,  tiroid nodülleri içinde mikroskop altında incelemede kanser görüntüsüne sahip, ancak etrafı bir kapsül ile sarılı ve bu kapsül dışına yayılım göstermeyen bazı tümörlerin 10 yıllık takipte kanser özelliği taşımadığının tespit edildiğini belirtti.

Bu tip tümörlerin artık kanser olarak isimlendirilmemesinin, potansiyel olarak hastalarda kanser tanısı almanın yarattığı psikolojik bozuklukları olumlu etkileyeceği gibi gereksiz tetkik ve tedavilerin de önüne geçebileceğini vurgulayan Yıldız, şunları söyledi:

“Bu yeni sınıflandırma ile yalnızca ABD’de her yıl yeni tanı alan 65 bin hastanın 10 bininde tiroid bezinin çıkarılması şeklindeki cerrahi tedavi ihtiyacının ortadan kalkması ve yıllık 1,6 milyar doları aşan tiroid kanseri takip ve tedavi maliyetlerinin anlamlı oranda azalması öngörülüyor.”

 

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)