Aslında bizler ne kadar yalnız  kalmış bir meslek üyesiyiz farkında mısınız? Bugünlerde bu durum iyice belirginleşti. Oy kullanmanın çok ama çok önemli olduğu bir seçim yaşadık. Doktorların bolca aday olduğu ve her kesim oylarına seslenen seçim bildirgeleri gördük. Hiç doktorlara seslenen var mıydı? Bize vadedilen hiçbir şey var mıydı? Partilerin seçim bildirgelerinde hekimlerin hangi talepleri göz önüne alınmıştı? Bir hekim olarak size en yakın partinin  hükümet ortağı olduğunda , bize neler sağlayacağını söyleyebilir siniz? Gerçi kendimiz bile sahip çıkmıyoruz  mesleki taleplerimize. Hep birileri bir şeyler yapsın ama bizim istediğimiz çizgileri de aşmamak  koşuluyla. Neden böyle olduk bu kadar ilgisizce kenara atıldık, bizim meslek gurubumuzun hiçbir sorunu göze batmıyor mu? Aşağıda sıraladığımız sorunlar önemsiz mi yoksa   biz mi abartıyor muyuz?


--70 yaşına kadar çalıştırılma sözü verilmesi çok mu güzel bir kazanım?


--Zam aylarında bütün gazetelerde 1’in 4’ündeki uzman hekim maaşı diye halka  yutturulan miktarın yarısı kadar bile olmayan emekliliğe sayılan maaşımızın olması gerçeği sorun değil mi?


--70 yaşına kadar çalışırken, 24 saatlik nöbetleri ayırım gözetmeksizin tutmak zorunda olduğumuz gerçeği göz ardı edilebilir mi?


--Çalışırken elimize  geçen aylığın çok az miktarının emekli ödemesi için göz önüne alındığı bir yalan mı?


--Hekimlerin yıllık izinlerinin genel olarak hep kullanılamadığı ve yandığı sorun olarak görülmüyor mu?


--Yıllardır, yıpranma hakkının söz verildiği halde yasalaşmaması boş bir konu mudur?(Çok daha az  rizikolu mesleklere yıllardır uygulandığını da bilmiyor değiliz)


--Muayene başına ve yaptığı ameliyatlardan aldığı 3-5 lira performansa karşılık,  binlerce liralık tazminat ödeme tehlikesi içeren davalarla karşılaşmak  boş şeyler mi? Gebelikte takip ettiği gebenin çocuğu Down Sendromlu doğduğu için tazminat  ödeme durumu ile muhatap olmak sorun değil mi? (Üstelik Down Sendromlu  çocuk yaşam hakkından neden mahrum edilir ki bu da ayrı bir soru)


--Sağlık idareciliğinde yapılan atamalarda uyulmayan liyakat sorun  değil mi?


--Emekli hekimlerin geçim sıkıntısı çekip ,ileri yaşlarda ek iş yapmak zorunda kalmaları bir kazanç mı acaba?


--İl merkezinde çalıştığı halde  uzman doktoru olmayan bütün ilçelerin sağlık sorunlarını,  ilçe hastanelerine kendi olanaklarımızla gidip karşılamak nasıl bir durumdur? Başka bir devlet memurluğunda bu durum var midir?


-Muayenehane sorunu çözümlendi mi? Dershanelerde göz önüne alınan ‘’özel girişimcilik serbestisi’’ bizlere neden çok görüldü?


--Özel hastaneler istenilen düzeyde mi? Özel hastanelerde çalışan hekimlerin şehir şehir dolaşmaya devam ediyor olmaları dile getirilmemeli mi? Özel hastanede çalışan hekimlerin alamadıkları hakedişleri neden devlet güvencesinde olmaz? Batan patronlardan alınamayan bu paralar buharlaşıp gidecek mi?


--Özel hastanelerde çalışan hekimler tekrar devlet hizmetine neden dönüyorlar acaba? Bu durum bir sorun olarak algılanamaz mı?


-- ‘’Doktorsan bu eleştirilere katlanacaksın!’’ diye küfür ve hakareti bize uygun gören adalet, kendilerine bu yapılanın  onda biri yapılsa ne diye karar verir acaba. Bu haber bizim içine düştüğümüz durumu yeterince açıklamıyor mu?


--Normal yaşamda hiçbir koşulda yaşam çizgilerimizin kesişmeyeceği insanlarla acillerde ve polikliniklerde can güvenliğimizi bile riske atarak gereksiz diyaloglarda bulunmak zorunda oluşumuz sorun değil de nedir?


   Bütün yalnız meslektaşlarıma sevgi ve saygılarımla…

Gyn.Op.Dr.Özcan Yılmaz

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Tamer (dr)
10.04.2016 15:21:29
Bu tıp bayramı arifesinde sayın Başbakan hekimlere 1000 liralik maaş artışı müjdesi vermisti. Akibetini bilen gören duyan var mı? Üzerinden bir ay geçti....
People
2
2) ğluibrahim tahmazo (beyin cerrahisi uzmanı)
05.08.2015 11:27:49
Çok yerinde ve doğru tespitler.Arkadaşımı tebrik ediyorum.Sorunların çözümü için bir araya gelemediğimiz sürece maalesef iki yakamız da bir araya gelemeyecek.
People
1
3) doktor (doktor)
03.08.2015 13:09:01
Maaesef sesinizi duyurmanın tek yolu var o da gündeme oturmak. Gündeme oturmanın tek yolu var o da haber olmak. Zaman doğruların zamanı değil, algıların zamanı..
People
0
4) Adnan Özpek (Genel Cerrah)
01.08.2015 13:08:31
Bence bu sorunların tek bir çözümü var:
Türkiye'deki tüm sağlık sektörünü istediği gibi yönlendiren ve parmağında oynatan SGK adındaki devasa kurum, sağlık kurumlarının yanında tıpkı eczacılarla olduğu gibi hekimlerle de bireysel olarak anlaşma imzalama uygulamasına başladığı anda sorunların büyük kısmı çözülür.
People
1
5) melisa (hekim)
31.07.2015 16:57:06
Kongreler konusunda ben de aynı fikirdeyim. Yurtdışından dünyaca ünlü profesörlerin katıldığı kongrelerde dinleyen hekim sayısı parmakla sayılıyor ve ayrıca bir tane soru soran olmuyor.
People
1
6) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
31.07.2015 16:54:45
Hakan Çamlı (Tabip)30/07/2015 Medimagazine yazmış.

"İç Hastalıkları Kongresinden hatırlıyorum.

2 yıl önce üstüste kongrede İç Hastalıkları Uzmanlarının sorunlarının tartışıldığı oturumlar düzenlenmişti.
4000 katılımlı kongrenin oturumuna 30-40 kişi ancak katıldığını biliyorum.Bizler çok şeyi, bunları, yalnızlığı biraz hak ediyoruz galiba"

Evet bende o toplantıdaydım.Artık sorun konuşma toplantılarını bile "önemli" ama ne yazıkki "boş salonlarla" karşılıyoruz.Çözüm olarak düzenleyen derneğe ironik biçimde ilaç firmalarının dağıttığı gibi promosyon vermeyi önerdiğimi hatırlıyorum.Model insan hekim de olsa malesef buna dönüştürülmüştür.

Zamanla yanlış kurgulanan sistem içinde yanlış da olsa , niteik yada bilimsellik ile değil çoğunluğun itibarı ve çoğunluğun tercihine dönüştük.Bakınız sağlıkta memnuniyet kriterleriyle giden sağlıkta dönüşüm programı.Özetle bilimsel norm ile değil siyasal dominant ile giden sağlık sistemimiz ,ve onun baş aktörü doktor efendisi.

Alt yapı , arka plan , kafa döngülerimiz ne ?

Neden yalnızlaşıyoruz ?

Çünkü sistematik olarak buna itiliyoruz !

Bunu anlıyorum.

Peki bu kadar eğitime rağmen mi böyle , neden böyle ?

Evet şiddet dahil , iş yükü , kötü çalışma koşulları kaçınılmaz.En basit , yalın , sıradan akıl yürütmelerle kolayca anlışabilecek yanlışlarda bile basit hayır ve karşı duruş yok.Bakınız performans sistemi ve son on yılda %300 artan iş yükü.Aslında üstü kapalı mobingtir.

Sadece hekimler değil üniversiteler , dernekler , hatta bakanlık bile yalnızlaşıyor.Çeresizik sergileniyor.Biat ve hegemonya kültürlerine özgü , sorgusuz , sualsiz , yapanın yanına kalıyor.

Peki bu insanlar hangi eğitim sisteminden süzülüp geldiler ?

Sorgulamayan , egosentrik , fırsatçı , günü birlik , suya sabuna dokunmayan.Neden ? Çünkü sistem özerkliği ve örgütlülüğü meşru yada itibarlı kılmıyor.İnsan modeli savunmasız ve fıtratı gereği bozuluyor.Normal karşılıyorum.Ama düzeltilmesi gereken normal bir sonuç olarak görmemiz gerekiyor.

Genel model budur ve bu yüzden kendi sorunlarıı yada arka plandaki bazı kavramları sorgulamak bile kimine göre , gitgel akıllı yada sarkastik kaçıyor.

Çünkü işin , akıl yürütmenin en temel dayanaklarını boşalttılar.Özerklik ve toplumun karşılıklı ve yaygın bizimde örgütlülülüğü YOK !.

Sallanıyoruz diyemiyorum daha derine savruluyoruz.Sıradan şiddet ve iş yükü altında hekimler.

Arka plan ihmal edilmiş dış kapı son mandalı zannetiğimiz "özerklik" ve empatinin iskeleti "örgütlülük" kavramlarını ihmal ettiğimizden.

Anladığım budur.Durup duruken yada basit nedenlerle değil.Yoksa ard arda bu kadar yanlış yapmak kolay değil.Maharet ister.

Akıl yürütmenin , toplumda karşılığı ve sistematiği berteraf edilmiştir.

Başka türlü sonuçlar beklemek saflık ve cahalet olacaktır.

Bu cahalet ortamında biz basit kavramları öne çıkaracağımıza boy boy artçı sorunları ard arda diziyoruz.Dizelim.Hiç yoktan iyidir.

İyidir ama çözümleyici , ilişki kurucu ve giderici yanı var mı?
People
0
7) postenflamatuar (uzm dr)
31.07.2015 12:57:14
Yukarıda sayılan problemler için çözüm aramak, kadrolarını ve yeteneklerini bu hedef ve amaçlar için devreye sokmak ve kendisi esas olarak bu tür işler için kurulmuş ve yetkilendirilmiş hekimlerin meslek örgütü TTB var. TTB yönetimi işini yapacağına siyasi olaylara, ideolojik meselelere müdahil olarak mesaisini tamamlıyor. Meslek odamız paravan olarak kullanılıyor. Bir gün Suriye sınırında, bir gün taksimde, bir Siyasi amaçlı bir mitingde.

Hekim camiası baş olması gereken örgüt sayesinde başsız yani. Başsız olunca da sorunlar tahammül sınırlarını doğal olarak aşar.
People
1
8) Adil Kaygısız (Uzman)
31.07.2015 09:50:36
2 Yıl önce üst üste Türk iç Hastalıkları Kongresinde yapılan İç Hastalıkları Uzmanlarının sorunlarının tartışıldığı oturumu takip etmiştim. 4000 katılımcıdan sadece ilgili oturuma 30-40 kişi katılıyordu. Kendi spesifik sorunlarına dahi bu kadar ilgisizliği gören birisi olarak hekimler yalnızlık sorununu evvela kendilerinde aramalılar.
People
2
9) Dr.Cevdettokat (cerrah)
31.07.2015 09:49:49
Bu bizim kaderimiz. Ebu Zer yalnız gezer, yalnız ölür, yalnız haşrolunur misali.Oy potansiyeli olarak doktor sayımızın siyasi arenada hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Meclise giden doktor arkadaşlarımız gider gitmez mazileri ile arasına Çin seddi gibi duvar örüp meslektaşlarının sıkıntılarını unutuyorlar. Derdimizle dertlenmesi gereken meslek kuruluşumuz marjinal, ideolojik dertleri ile ilgileniyorlar .Bütün ideolojilerden sıyrılarak sadece mesleki sıkıntılarımıza odaklanan bir kuruluşumuz olmadığı sürece kaderimiz değişmeyecek. Bunu gerçekleştirecek genç, dinamik, atak arkadaşlarımız ortaya çıkmalı artık...
People
0
10) Mehmet Öztürk (Uzm. Dr.)
31.07.2015 08:15:37
Hepsi sorun, söyledikleriniz doğru fakat burası Türkiye.
SON HABERLER
ETİKETLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA