Fibromiyalji nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıl yapılır?
Fibromiyalji sendromu gerçek bir hastalık! Fibromiyalji Sendromu (FMS) yaygın kas ağrıları ve vücudun birçok bölgesinde aşırı hassasiyetle seyreden kronik bir ağrı sendromu. Oluşturduğu şiddetli ağrı ve yorgunluk nedeni ile hayatı büyük ölçüde olumsuz olarak etkilerken, uyku bozukluğu, baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozuklukları da beraberinde getiriyor.
Fibromiyalji nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıl yapılır?
10 Mayıs 2016 16:45 -

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği(FTR) Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Deniz Evcik 12 Mayıs Fibromiyalji Günü nedeniyle FTR Derneğinin düzenlediği basın toplantısında dünyada yaygın olarak görülen ve yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılan Fibromiyalji hastalığı hakkında toplumda farkındalık oluşturmak adına,  bu hastaların çaresiz olmadığını, devamlı ağrı ile yaşamak zorunda olmadıklarını, aktif bir hayat sürdürebileceklerinden bahsetti.

 

 

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği tarafından yayınlanan kitaçıkta ise Fibromiyalji ile ilgili şu bilgiler yer aldı:

 

Fibromiyalji Sendromu Nedir? 

Fibromiyalji sendromu (FMS); kasları, ligamanları, kirişleri etkileyen, “miyalji” diye de tanımlanabilen, yaygın kas ağrıları ve vücudun birçok bölgesinde aşırı hassasiyetle seyreden kronik bir ağrı sendromudur. İsmi, “fibro-fibröz doku, bağ dokusu”, “myo-kas” ve “algia-ağrı” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. 

Artrit (iltihaplı romatizmal hastalık)’e benzer bir durum olarak düşünülmesine rağmen, eklemlerde, kaslarda ve diğer dokularda inflamasyon (yangı) gösterilememiştir. Ancak oluşturduğu şiddetli ağrı ve yorgunluk nedeni ile kişinin hayatını büyük ölçüde olumsuz olarak etkilemektedir. Kronik bir ağrı sendromu olan fibromiyaljiye, uyku bozukluğu, baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozukluklar eşlik edebilmektedir. 

Ne kadar sıklıkta görülür? 

Fibromiyalji, ikinci en sık görülen romatizmal hastalık olup tüm romatolojik tanıların %20’sini oluşturmaktadır. Toplumda sıklığı çeşitli çalışmalarda %0,5-5 olarak tanımlanmıştır. Ancak kadın fibromiyalji hastalarının %2, erkek hastaların ise %0,15’ine tanı konulabilmektedir. Toplumda kadın/erkek oranı 3’dür. 

Çoğunlukla orta yaşlarda görülmekle birlikte çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda da görülebilir. En sık görülme yaşı 40-50 yaş arasındadır ancak 40 yaş altında ve 60 yaş üzerinde de görülebilir. 

Ülkemizde sıklığı, 20-64 yaş arası kadınlarda %3,6 ve 20-29 yaş arasında %0,9 olarak saptanmıştır. 

Sebepleri nelerdir? 

En önemli risk faktörleri; 

  • Kadın olmak

  • Yaşın ilerlemesi
  • Omurgaya yönelik olan fiziksel travmalar (merdivenden düşme,
    buzda kayıp düşme gibi)
  • Cerrahi müdahaleler
  • Trafik kazaları
  • Geçirilmiş enfeksiyonlar (Borrelia Burgdorferi, Parvovirus, Koksakivirüs,
    Epstein-Barr Virus-EBV, HCV, Hepatit B Virüs-HBV, HIV, HTLV-1 gibi)
  • Çocukluk döneminde, psikolojik veya fiziksel şiddet, cinsel istismar,
    boşanma, terk edilme, savaş 
  • • İşle ilgili sorunlar
    • Aşırı aktif ve mükemmeliyetçi yaşam tarzı, kişilik

Ayrıca yapılan çalışmalar, hastalıkta genetik geçişin de önemli rol oynadığını göstermektedir. FMS’li hastaların birinci derece akrabalarının FMS’ye yakalanma olasılığının, olmayanlara göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Kardeşinde FMS olanlarda 13,6 kat fazla FMS görülmektedir. 

1930-1957 yılları arası doğan 16179 ikiz üzerinde altı yıl takipli bir çalışmada ise, sık başağrısı geçirmenin, devamlı bel ağrısı çekmenin ve devamlı boyun ağrısı yaşamanın FMS görülme sıklığını arttırdığı gösterilmiştir. 

Bu hastaların kişilik özellikleri araştırıldığında ise; %56,5’inde mükemmeliyetçilik, sosyal izolasyon ve depresyon ile giden D tipi kişilik yapısı olduğu saptanmıştır. 

 

Nasıl Gelişmekte? 

Fibromiyalji sendromunun nedenleri ile ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Bu hastalığın genetik zemini olduğu bilinmektedir. Ancak yukarıda belirtilen nedenlerle hastalık ortaya çıkmaktadır. Hastaların kasları ile ilgili yapılan çalışmalar kaslarda bir problemi net olarak gösterememiştir. 

Ancak ağrının beyinde işlenmesi ve algılanması ile ilgili bazı sorunlar mevcuttur. Herhangi bir yerimiz ağrıdığında, ağrıyan yerden başlayan ağrı bilgisi omuriliğe iletilmekte oradan beyne gönderilmektedir. Beyinde; gelen bilginin miktarına göre, daha önceden genetik olarak planlanmış bir miktar serotonin ve noradrenalin isimli kimyasal maddeler salgılanmakta, bu maddeler gelen ağrı bilgisinin bir kısmını silmekte, böylece kalan ağrı bilgisi beyin tarafından algılanmaktadır. Fibromiyalji sendromu olan kişilerde, ağrı bilgisi ile uyumlu olarak salgılanması gerektiği kadar serotonin ve noradrenalin salgılanmamaktadır. Bu nedenle gelen bilginin az kısmı silinmekte ve herkes kadar bilgi beyine ulaşsa da bir kısmı silinmediği için daha yüksek şiddette imiş gibi algılanmaktadır. Bu durum özellikle uzun süre ağrı çeken kişilerde ve ağrıya depresyon da eklendiğinde daha şiddetli olmaktadır. 

 

Hastalar neden yakınır?

Fibromiyalji Sendromu ile ilgilenen hekimlerin unutmaması gereken en önemli nokta, bu hastalığın santral sensitizasyon sendromları arasında yer alan bir grup hastalıktan birisi olduğudur. Bu hastalıklar arasında; irritabl barsak sendromu, dispepsi, gerilim tipi başağrısı, kronik yorgunluk sendromu, premenstrüel sendrom, kronik pelvik ağrı, atipik göğüs ağrısı, hiperventilasyon sendromu, interstisyel sistit, temporomandibuler eklem sendromu, atipik yüz ağrısı gibi hastalıklar yer almaktadır. 

Kronik yaygın ağrı yakınmaları, sabah yorgun kalkmak, gün içinde bir işe konsantre olmada zorluk, ellerde ayaklarda karıncalanma, yanma, üşüme, ağrılı adet görme, bazen huzursuz bacak sendromu, kuru göz sendromu gibi birçok yakınma FMS’li hastaların sıkça anlattıkları yakınmalardır. 

Şikayetleri kısaca özetleyecek olursak; 

1. Ağrı: Vücudun her tarafındadır. Sıklıkla boyun ve omuzlardan başlar, sırta, kollara göğüs duvarına bacaklara yayılır. Ağrı dolaşan bir ağrı olabilir. Bazen kaslarda tutukluk, yanma veya sıkışma hissi gibi farklı şekillerde de hissedilebilir. Bir kısım ağrı devamlı olabilir ve anksiyete, stres, uykusuzluk, yorgunluk, soğuk veya rutubet ağrıları arttırır. Ağrı ile beraber gün içinde giderek azalan, bazen gün boyu devam eden sabah tutukluğu görülür. Hasta eklemlerini şiş olarak hissedebilir ancak ağrılı tarafta eklemlerde şişme veya kızarma görülmez. Ağrı nedeniyle o eklemin hareketi kısıtlanabilir. Dinlenme ile ağrı azalabilir. 

2. Yorgunluk, dinlendirmeyen uyku: Gece uykusundan, uyku süresinden bağımsız olarak yorgun kalkılır. Sabah hastalar uyandıklarında kendilerini “dövülmüş” veya “savaşmış” gibi hissettiklerini söylerler. Bu yakınma fibromiyalji sendromu olan hastaların %90’ından fazlasında vardır. Ayrıca, uykuya dalmakta zorluk, gece boyunca sık sık uyanma görülebilir. Fibromiyalji Sendromu olan hastalarda, uyku apnesi ve huzursuz bacak görülme sıklığı da artmıştır. Bu hastalarda “kronik yorgunluk sendromu” olarak tanımlanan, iş yapmayı engelleyecek kadar şiddetli yorgunlukla seyreden bir diğer sendromda daha sıktır. 

3. Bilişsel dalgalanmalar; Dikkati toplamada, işe konsantre olmakta zorlanılır. “Fibro-fog” olarak da tanımlanan bu durum, siste yürümeye benzetilir. Olayları, bir sis perdesi arkasından görmek gibidir. 

4. Psikolojik yakınmalar; Depresyon ve anksiyete sıklığı yaklaşık %30-50 oranında artmıştır. 

5. Kollarda bacaklarda karıncalanma, uyuşukluk, yanma hissi tanımlanır. Bu his devamlı veya ara ara olabilir, dolaşıcı karakter gösterebilir. 

6. Migren ve gerilim tipi baş ağrısı eşlik edebilir. 

7. Yukarıdaki yakınmaların yanısıra bağırsak fonksiyonlarında değişim, çarpıntı, idrar yaparken yanma ve huzursuz bacak sendromu gibi birçok farklı yakınmalarda hastalar tarafından tanımlanmaktadır. 

Tanı nasıl konulur? 

Fibromiyalji Sendromu tanısını konusunda uzman bir hekim koyar oysa hasta farklı yakınmalarından dolayı birçok farklı uzmanlık alanındaki doktorlara başvurur ve herkes kendi açısından bir tedavi düzenleyebilir. Bu hastalığın tanısı için hiç bir özel tanı testi yoktur. FMS’de tüm laboratuvar tetkikleri normaldir. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ve radyolojik değerlendirme ile FMS’de herhangi bir bulguya rastlanılmaz. 

Tanı klinik muayene ve hastanın yakınmalarının değerlendirilmesi ile konulur. Bu nedenle tanı genellikle yıllarca gecikmekte, gereksiz birçok tanı için birçok tedavi uygulanmaktadır. Hastalara tanı konulduğunda sıklıkla artık ağrılarının geçeceğinden umutsuz, ağrılarına inanılmayan, bu nedenle sıklıkla aileleri ile sorun yaşayan hastalar halindedirler. 

Bu hastalığın tanısında 2013 yılına kadar, yaygın ağrı şikayetinin en az üç ay sürmesine ve vücut üzerinde tanımlanmış 18 noktadan en az 11 tanesinde hassasiyetin olmasına bakılırken 2013 yılından itibaren yeni kriterler geliştirilmiştir. Aşağıdaki test size fibromiyalji sendromu olma ihtimaliniz hakkında bilgi verecektir. 

A. Ağrı yerleşim envanteri: Aşağıdaki her 28 bölge için, son yedi gün içinde devamlı ağrı hissettiğiniz bölgeleri işaretleyiniz. (Skor 0 ile 28 arasında olacaktır)

 

 

(Kaç bölgeyi işaretlediğinizi sayın.)

B. On maddelik Semptom Etki Anketi: Aşağıdaki her 10 soru için, son yedi gün boyunca her şikayetinizin şiddetini en iyi gösteren kutucuğu işaretleyiniz.

 

 

(Semptom etki anketinin hesaplanması: Tüm sorulara verdiğiniz puanı toplayın ve ikiye bölün.)

Aşağıdaki kriterleri karşılayan hastaların FMS olma olasılığı yüksektir
1. Yakınmalar ve ağrı yerleşimleri en az 3 (üç) aydır devam etmektedir 2. Ağrı yerleşim skorundan 17 veya daha yüksek puan alanlar
3. Semptom etki anketi toplam puanı 21 veya daha yüksek olmalı

• Eşlik eden başka ağrılı rahatsızlıkların varlığı (örn: Kireçlenme, bel fıtığı, iltihaplı romatizma gibi) bu hastalığın varlığını dışlatmaz.

 


Çocuklarda Fibromiyalji Sendromu Görülebilir mi? Tanı Kriterleri Nelerdir?

Jüvenil Fibromiyalji veya diğer adı ile Jüvenil Primer Fibromiyalji Sendromu (JPFS), diffüz şiddetli veya kronik yaygın ağrı ile seyreden, yaklaşık 30 yıldır bilinen, ilk tanı kriterleri 1985 yılında konulmuş bir sendromdur.

Bu ağrılı tablo yetişkinlerde görülen FMS’ye benzer. Kız çocuklarında daha fazladır (>%80). Çoğunlukla adolesan çağda tanı konulur ve hastaların çoğuna daha önce büyüme ağrısı tanısı konulmuştur. Büyüme ağrısı denilen ağrılar geçmeyince ve beraberinde, uyku problemleri, devamlı yorgunluk, diğer yakınmalar (irritabl barsak sendromu, başağrısı gibi), ruhsal semptomlar (anksiyete, depresyon) saptanınca tanı akla gelir. Hastalarda hipermobilite (aşırı esnek olmak) ve yetişkinlerden farklı olarak anksiyete sıktır, %50’sinde yetişkin çağda da devam eder.

Jüvenil Primer Fibromiyalji Sendromu için ilk olarak tanımlanan Yunus ve Masi kriterleri aşağıdadır;
Tanı için 4 majör ve 3 minör veya ilk üç major, dört hassas nokta ve 5 minör kriter gereklidir.

Majör kriterler;

  1. Üç veya daha fazla aydır devam eden üç veya daha fazla bölgede

    yaygın kas iskelet sistemi ağrısı

  2. Yakınımları açıklayacak başka sebebin olmaması

  3. Normal laboratuvar testler

  4. 5 veya daha fazla hassas noktanın pozitifliği

Minör kriterler;
1. Kronik anksiyete ve gerginlik
2. Yorgunluk
3. Uyku bozukluğu
4. Kronik baş ağrısı
5. İrritabl barsak sendromu
6. Subjektif yumuşak doku şişliği
7. Hissizlik
8. Fiziksel aktivite ile ağrıda değişme
9. Hava durumuna göre ağrıda değişme

10. Anksiyete ve strese göre ağrıda değişme

Tedavisi nasıl yapılır?

Fibromiyalji Sendromlu hastaların tedavileri bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte fizik tedavi uzmanı, fizyoterapist ve psikolog yer almalıdır. FMS için belirgin tek bir neden henüz kanıtlanamadığı için tedavisi de farklı mekanizmalar ve yakınmalar üzerinden şekillenmiştir. Hastalığın hem ilaç hem de ilaç dışı tedavi yöntemleri vardır ve genellikle önerilen her ikisinin birlikte olmasıdır. Farklı ülkelerde tedavi için rehberler geliştirilmiştir ve bu rehberlere göre farklı şiddetteki hastalıklar için farklı tedavi seçenekleri önerilmektedir ancak hepsinde ortak olan nokta, ilaçlar ve ilaç dışı tedavilerin birlikte kullanımıdır.

İlaç dışı tedaviler:

Eğitim: Hastalık hakkında hastaların bilgilendirilmesi, psikiyatrik bir bozukluk olmadığının, gerçek bir hastalık olduğunun anlatılması son derece önemlidir.

FMS’de eğitimin amacı; hastanın öz-yönetim ve öz-yeterliliğini geliştirerek semptom dalgalanmaları ile başa çıkabilecek hasta bilincini geliştirmek; engellenmişlik ve acizlik hissi gibi olumsuz algılamaları pozitif hislere dönüştürebilmektir. Öz-yönetimin geliştirilmesiyle hasta semptomlarda pozitif değişiklik sağlayacak aktivite sorumluluğunu üstlenir ve problem çözme becerilerini geliştirir. Hastanın seçimlerini, davranışlarını ve hastalığa karşı direncini güçlü şekilde etkileyen öz-yeterlilik ise hastanın duygularını kontrol edip spesifik davranışlar sergileyerek veya düşünce şeklini değiştirerek yakınmalarının şiddetini azaltabilmesidir. Öz-yeterliliği fazla olan hastalar rehabilitasyon programlarından daha fazla yarar görmektedirler.

Bilinmelidir ki FMS; yaşamı tehdit eden, ilerleyici, eklemlerde deformitelere ve engelliliğe neden olan bir hastalık değildir. Yaşam süresini kısaltmaz. Eğer düzenli egzersizler yapılırsa ve gerektiği zaman ilaçlar kullanılırsa devamlı ağrılı olmak zorunda değildir. Hastalık kontrol edilebilir bir hastalıktır ancak tamamen ortadan kaldırılamamaktadır.

Egzersiz: Aktif kalmak sağlıklı olmanın temel anahtarıdır. FMS olan hastalarımız tarafından sıklıkla söylenilen bazı cümleler şöyledir; “egzersiz yapamayacak kadar yorgunum”, “egzersiz yapmak ağrılarımı arttırıyor”, “bir gün egzersiz yapsam üç gün ağrıdan kendime gelemiyorum”. Bir süredir ağrı çeken ve bir anda yoğun egzersiz yapmaya başlayan herkes için bu cümleler doğru olabilir. Ancak FMS’de en önemli tedavilerden birisi aktif olmak ve düzenli egzersiz yapmaktır. Egzersize yavaş yavaş başlanmalıdır. Öncelikle yürüyüş, bisiklete binmek veya yüzmek ağrıların azalmasına fayda sağlayabilir. Daha sonra esneklik egzersizleri ve düşük ağırlıklarla güçlendirme egzersizlerine geçilir.

Yapılan çalışmalarda sekiz hafta aerobik egzersizin ağrı kontrolunda dirençli egzersizlerden daha üstün olduğu ifade edilmektedir. En az 20 dakika/gün, 2-3 kez/hafta yapılan aerobik egzersiz (yürüme, yüzme, hafif tempolu koşu gibi) ise, yaklaşık üç hafta içinde yaşam kalitesini arttırmakta, ağrı ve hassasiyeti azaltmaktadır. Yapılan bir diğer çalışmada ise, haftada üç gün 50 dakika, 12 hafta boyunca yüzmenin de ağrı ve yaşam kalitesinde yürüme kadar etkili olduğu gösterilmiştir.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
29
1) Semra akif (Serbest calisan)
04.09.2017 15:58:41
Gerçektende bu durumum,5yildir beni bezdirdi..olmuş bir yaşayan gibi hissediyorum,bu hastalığı tanimlayanlara tsk ediyorum en azından neler yapmalıyım ve ne derecede iyilesirim öğrenmiş oldum saygılar.
People
27
2) Frankie Bellevan (Tıp Doktoru)
02.08.2017 21:19:35
Fibromyaljiyi Tanımlayanlardan Allah razı olsun..
Hastaları veya Hastalık hastalarını artık daha kolay " ikna " edebiliyoruz...
Rahatsız oldukları bir şikayetleri " öyle ya da böyle " mutlaka bu hastalığın " belirtileri " arasında yeralıyor..
Hiçbir hasta bu duruma pek fazla itiraz da edemiyor..
Belki de yeni ve sıkça duymadıkları bir hastalık olduğundandır..

Önceden öyle miydi ?
İlla Teşhis de , teşhis..
Yani vatandaş öyle bir noktaya gelmiş ki ; çok nadir , pek az kimsede görülen , tehlikeli bir hastalık teşhisi bile koysanız ( ! ) neredeyse bu duruma sevinecek halde..

Oysa bizler çekine çekine ve kılı kırk yararak aman ve sakın ha onlar ve yakınları üzülmesinler diye büyük bir özen ve dikkatle hastalık tanımlaması yapmaya çalışırken Onlar ( Elbette Hastaların bir kısmı ) Ballandıra ballandıra ( ! ) bu durumu ve kendilerinde ortaya çıktığını düşündükleri hastalık belirtilerini uzun uzadıya anlatıyorlar..

Garip , tuhaf ve ilginç bir durum..
Eminim pek çok meslektaşımızın başına gelmiştir...
People
52
3) Nilüfer (Organizatör)
01.08.2017 17:20:15
Sürekli ağrı, hassasiyet, endişe ........ kendimce çözümler buldum tabi ki doktor kontrolü eşliğinde doğal yöntemleri tavsiye ederim. Günlük yaşantınızı yaşanılası kılıyor. Doğal Şifa Kaynakları Fibromiyalji
People
57
4) serpil şirin (sağlık çalışanı)
07.07.2017 12:09:36
Gerçekten yaşarken ölmek bu olsa gerek.hayattan zevk almayan,sürekli ağrıyla yaşayan bir insan olmaktan bıktım.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)