'Hemşireler kan ağlıyor’
İZMİR’de, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde çalışan hemşireler, personel sayısının az olmasından dolayı zor çalışma koşullarına tepki gösterdi. Türk Sağlık Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Yasemin Zengin, seslerine kulak verilmesini istedi.
'Hemşireler kan ağlıyor’
14 Temmuz 2015 - HÜRRİYET

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde başta hemşireler olmak üzere tüm sağlık çalışanları, personel yetersizliğinden dolayı hem zor koşullarda çalıştıklarını hem de yeterli hizmeti veremediklerini sık sık anlattı. Hastane çalışanları bugün bir kez daha bu sorunlarını dillendirdi. Klinikler girişinde toplanan sağlık çalışanları adına basın açıklamasını Türk Sağlık Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Yasemin Zengin, yaptı.

Seslerine kulak verilmesini isteyen Yasemin Zengin, "Üniversite hastaneleri önemli eğitim ve bilim yuvalarıdır. Lakin kurum çalışanları olarak son dönemlerde artan kadro yetersizlikleri nedeniyle, insanlık dışı bir çalışma ortamına maruz kalınmıştır. Defalarca ’hemşireler kan ağlıyor’ dedik. Ne yazık ki yetkili tüm kurumlar, bizlere gözleri kör, kulakları sağır bakar oldu. Gelinen noktanın vehamiyeti, herkes tarafından malum. Sağlık bakım hizmeti veremeyen kurum, servislerin ve yoğun bakımların bazılarında 103 yatak kapatmak zorunda kaldı. Bu durum vatandaşların sağlık hizmeti almasını engelledi. Ameliyathane ve birçok birimde tüm çalışanlar artık insanlık dışı bir çalışma ortamına maruz bırakılmaktan  tükenmişliğin son noktasına gelmiştir. Hemşire sayısı gözardı edilerek ameliyat yapılmakta, hasta yatırılmakta ve hizmet beklenmektedir. Atık bıçak kemiğe dayanmıştır. Kadro talebinin karşılanması için yükselen sese kulak vermeyen yetkili tüm birimleri kınıyoruz. Hemşire eksikliği acilen giderilsin. Çalışma koşulları düzeltilsin. İnsanı bir bakım ortamının olacağı çalışma koşulları oluşturulsun. Taleplerimiz ve isteklerimiz çok basittir. Bunlar giderilmezse, bugünden itibaren sorunlara çözüm bulana kadar eylem ve etkinliklerimize  devam edeceğiz" dedi.

Protestoda SES adına da aynı konuyla ilgili açıklama yapıldı. Eylemde hemşireler "kan ağlayan hemşire" maskeleri taktı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
6
1) hemşire (hemşire)
08.08.2016 12:15:43
üniversite hastanelerindeki düzeni ve çalışma disiplinini bilemem ben eğitim ve araştırma hastanesinde çalışıyorum intern bizde yok asistanlarımız sizin çok işiniz olsa ve hatta başka bir hastaya müdahale ederken asistanın önünde başka bir hasta bayılsa dahi tansiyonuna bakmazlar o derece iş yükü tepemizdedir ortopedi servisindeyim zaten nöbetlerde asistan acilde durduğu için kıdemlide servise hiç bakmayıp uyumayı tercih ettiği için acildeki çömezde acilden başını kaldırıp çok acil örneğin mavi kod vs olmadığı sürece servise gelmediği için yatan hastalarla sabaha kadar cebelleşiriz
icapcı olan uzmanın hiçbir zaman hastanede kaldığınıda görmüş değilim kalıyosada serviste kalmadığı kesin (bir uzmanımız hariç)
durum böyle iken biz hemşireler olarak döner dahil şuan polis öğretmen gibi diğer kamu çalışanlarından daha az maaş alıyoruz üstelik primlerimiz dönersiz yatıyo yani emekliliktede daha az alıcaz şimdi bunun neresi hak neresi adalet sağlık bakanlığı doktor odaklı ve sadece doktorlar için çalışan bir bakanlık halen hemşirelerin önemini anlayabilmiş değiller çalışan hemşirelerde tekrar okul okumak vs buldukları fırsatlarla bu meslekten kurtulma peşindeler ben dahil iş zor haklar kötü maaş kötü adaletsiz çalışıyor ve hasta ve hasta yakınlarının hakaretlerine maruz kalıyorsunuz bakanlığa bağlı çalışan mühendis vs çalıştığı kuruma göre sadece evrak işi yapıp imza atanlar bile bizden çok daha iyi kazanıyorlar bütün işi masa başında oturup daha üst kurumda zaten onaylanmış kontrolü yapılmış işlere imza atmak olanlar bile
People
8
2) çetir (ebe)
30.12.2015 09:49:19
Hemşire ve ebeler her yerde kan ağlıyor. Son on yılda maaşlarımız giderek düştü. üzerimizdeki iş yükü ve baskı giderek arttı. Bütün sağlık personeli bugün imkan bulsa başka bir alanda çalışmayı tercih ediyor. Avrupada bile iş sağlığı ve güvenliği anlamında en riskli meslek grubunda yer alan sağlık çalışanları maalesef ülkemizde ağır şartlarda çalışırken yıpranma payı bile verilmiyor. Ebe ve hemşirelerin %70 inde bel fıtığı varis ve pisikiyatrik yakınmalar var. enfeksiyon riskleri de cabası. Hal böyle iken hükümet bu konuda etkin çalışmalar yapmalı.sosyal ve ekonomik hakllarımız düzeltilerek yıpranma payı mutlaka getirilmelidir.
People
2
3) fatih sargın (uzm dr)
17.07.2015 22:35:57
Hemsireler neden kan agliyolar aceba. Islerin fazlasini nasilsa asistana, interne yikiyolar. Nobet ertesi eve gidersiniz biz calismaya devam ederiz. Saat 16 yi bir geçe bile hastanede bulunamazsiniz biz işimiz bitmezse 8de bile cikamayiz. Hala kan agliyosunuz tebriker. Siz once isinizi kendiniz yapin yetisemediginiz yerde yeni hemsire isteyin. Doktor olarak gormediginiz intern ve asistana isinizi yikmayin sonra da biz sizi destekleyelim. İşini bilen ve duzgunce yapan devlet hastanesi hemsirelerini tenzih ederim.
People
2
4) Osman D (Doktor)
15.07.2015 08:49:42
Hükümetin Üniversite Hastanelerine kadro verirken ve SGK ödemeleri yaparken takındığı negatif tutum hala devam ediyor. Şu anda pekçok üniversite kliniği asistan azlığı ile zaten sıkıntıda. Onların yerini bir anlamda yardımcı sağlık personeli ile doldurmak gerekiyor. Hal böyle iken hükümet bu hastanelere hem yardımcı sağlık personeli kadrosu vermiyor. Hem de hasta faturalarını her gün kesiyor, ödemiyor. Birçoğu personel eksiğini döner sermaye üzerinden adam çalıştırarak çözmeye çalışıyor. O zaman da döner sermayeler dara giriyor. Hem aldığı sarf malzemelerinin parasını ödeyemez, hem de öğretim üyelerinin hakettikleri döner sermaye katkı paylarını veremez hale geliyorlar. Bu durum, aynı zamanda öğretim üyesi bazında üniversitelerin cazibesini tümden azaltıyor. Özellikle periferdeki Tıp Fakültelerinden çok fazla öğretim üyesi kaçışları oluyor. Fakülteler bu yüzden kurumsallaşamıyorlar. Amaçlanan nedir anlayamıyorum. Onları köşeye sıkıştırıp iflas ettirmek, sonra da afiliasyona mı zorlamak istiyorlar? Bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki şu anda gidişat kötü. Dışarıdan bakınca estek köstek de olsa yürür gibi görünen sistem aslında yürümüyor. Bir düzenleme olmazsa çok değil en geç üç beş yıla bu sistemin kokusu çıkar. Allah ömür verirse hep birlikte görürüz bakalım.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)