AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Cem Alhan
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Acıbadem Maslak Hastanesi Kalp-Damar Cerrahı, Prof. Dr. Cem Alhan

23 Nisan 2012, Pazartesi

Prof. Dr. Cem Alhan

Bir akademisyende olmazsa olmaz özellik ‘open mindness’ denilen ve Türkçe’deki karşılığı tam olmasa da ‘açık fikirlilik’tir.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1961 yılında İstanbul’da öğretmen bir anne ve doktor bir babanın üçüncü çocuğu olarak doğdum. 1978 yılında Kadıköy Maarif Kolejinden mezun oldum. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdim ve aynı yıl meslektaşım olan eşimle evlendim.

Muş’ta iki yıl  mecburi hizmet yaptıktan sonra 1986 yılında şimdiki adı Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi olan Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi merkezinde kalp ve damar cerrahisi ihtisasına başladım. 1991 yılında uzman oldum. Aynı hastanede  başasistan olarak görev yapmaya başladım. 1997 yılında doçent unvanını aldım. 1998’de yapılan şeflik sınavlarında Türkiye birincisi oldum ve aynı hastanede klinik şefi oldum. 1999 yılında  devletteki görevimden istifa ederek, Acıbadem Sağlık Grubu’ndaki ilk kalp ve damar cerrahisi departmanını kurdum. 2010 yılında  Acıbadem Üniversitesinde profesör unvanı aldım. Halen bu görevimi yürütmekteyim.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Tıp mesleğini biraz da baba mesleği olarak gördüğüm için seçtiğimi söyleyebilirim. İki ağabeyimin ikisi de doktor oldular ve benim üniversite tercihimi de büyük ağabeyim yaptı. Aslında lisedeki hocalarım ve arkadaşlarım benim hep matematik veya mühendislik  gibi bir branşı seçeceğimi düşünüyorlardı. Zira lisede fen derslerinde çok başarılıydım. Ancak ağabeyim “Tıp yazacaksın ve Cerrahpaşa’yı yazacaksın.” deyince, olay da o şekilde gelişti. Tıp mesleğini seçtiğim için gerçekten çok memnunum. Yeniden dünyaya gelsem, yine doktor ve yine kalp-damar cerrahı olmayı isterdim.                                   

Doktorlukta yaşanan tatmin duygusunu başka bir meslekte yaşamak çok zor.

  

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

İşimin en zor tarafı, kaybettiğim bir hastanın yakınlarıyla bunu paylaşmak. Çok şükür, çok sık yaşadığımız bir şey değil bu. Ancak, çok yüksek riskli hastaları ameliyat ediyoruz  ve insanlar genellikle bizlerden hep mucizeler bekliyor.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Akademi kelime anlamı olarak yüksek öğrenimi ifade eder ve akademilerin iki ana ögesi vardır. Bunlardan biri eğiticiler, yani akademisyenler, diğeri ise öğrencilerdir. Diğer taraftan ilerleme bir sonraki kuşağın bir öncekini geçmesiyle olur. Bu açıdan bakıldığında iyi bir akademisyen kendisinden daha iyi bir kişi yetiştirebilen insandır.  Bir akademisyende olmazsa olmaz özellik ‘open mindness’ denilen ve Türkçe’deki karşılığı tam olmasa da ‘açık fikirlilik’tir. Bir akademisyen ön yargısız bir şekilde tüm fikirlere açık olmalı ve her şeyi sorgulayabilmelidir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri  var mı?

 Samimi olarak yanıtlayayım. Yok.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünya nüfusu giderek yaşlanıyor ve ülkelerin sağlık harcamaları da buna paralel olarak artıyor. Tüm ülkeler sağlık alanında kısıtlamalara giderken doğal olarak bunda ilk pay sağlık çalışanları oluyor. Türkiye’de sağlık çalışanlarının özlük hakları ciddi anlamda sıkıntılı. Bunun yanı sıra, sağlık çalışanına şiddet uygulama gibi kötü bir şöhretimiz de mevcut.

Diğer taraftan Sağlık Bakanlığı ve SGK’nın yapması gerektiğine inandığım, ancak diğer işlerden bir türlü fırsat gelmeyen kalite sorgulanması. Bu kurumların elinde her türlü malzeme varken, maalesef ortada helva yok.

Bugün örneğin; koroner baypass ameliyatını yüzde 1 mortaliteyle yapan merkezler de var,

Yüzde 10 mortaliteyle yapan da. Ancak bunu sorgulayan bir kurum yok. Yurt dışında hastane hastane, hatta cerrah cerrah ameliyat sonuçları kamu denetimine açılıyor ve insanlar ameliyat kararı verirken bu bilgilere ulaşabiliyor.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Amsterdam’da 4 ay süreyle çalıştım. Ayrıca, birçok ülkede kısa sürelerle  gözetmen olarak çalıştım.

    

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Bilimsel seviyenin yüksek olduğu birkaç ülkede bu işi yapmak isterdim.

    

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 42 makalem, ulusal hakemli dergilerde ise  yayımlanmış 58 makalem var.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığın arzu edilen seviyede olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda; düzenli sponsor desteklerinin sağlanması, dergilerin İngilizce yayımlanması, gönderilen yayınların seri ve tarafsızca değerlendirilebilmesi gerekmektedir. Dergilerin impakt faktörlerinin artırılarak yabancı yayınların gelmesi  sağlanmalıdır.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

YÖK başkanı olsaydım, ilk yapacağım iş YÖK’ü kapatmak olurdu. Kanımca üniversiteler “tamamen özerk ve özgür” olabilmeli. Hatta öğrencilerini merkezi sınavla değil, kendileri seçebilmeli. Bu türde yüksek öğrenim yapısı olan Amerika ve İngiltere’nin bilimsel seviyesi ile kendi bilimsel seviyemizi kıyasladığımızda  söylemek istediğim net olarak anlaşılacaktır.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Şu anda bulunduğum konumdan memnunum.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Aklıma gelen ilginç bir anım yok.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Kesinlikle kendi sağlığıma gereken özeni gösteremiyorum. Günlerin 30 saate uzaması durumunda kendime zaman ayırabileceğim.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Yemek yapmak ve farklı lezzetler keşfetmek. Briç ve king oynamak da hobilerim  arasında.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Hayatıma yön verecek seçenekler konusunda hiç keşke demedim ve pişmanlıklarım olmadı.

Ama ufak tefek keşkelerim ve pişmanlıklarım olmuştur.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Bu sorunun iki cevabı var. Bana sorarsanız “Evet”, ama eşime ve çocuğuma sorarsanız çok rahatlıkla “ Hayır” cevabı alabilirsiniz.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
5
1) Meral TURGUT (ÖĞRETMEN)
07.01.2016 13:06:50
CEM HOCAMLA İŞ BANKASINDA ÇALIŞAN KIZIMIN RANDEVU ALMASI SONUCU TANIŞTIM. ÇOK DONANIMLI , GÜVEN DUYULABİLECEK GÜNÜMÜZDE EŞİNE AZ RASTLANAN DR ,LARDAN BİRİ GÖRÜŞTÜĞÜMDE BANA GÜVEN VERDİ. EĞER BİR GÜN AMELİYAT OLURSAM CEM HOCAMA OLMAK İSTERİM... MERAL ÖGRETMEN
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer