AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Ünal Açıkel
    • Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Açıkel

23 Eylül 2007, Pazar

Prof. Dr. Ünal Açıkel
“Üniversitelerde akademik kadrolar inanılmaz şişkin durumda”

Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Açıkel

Röp.: Fatma Ergüzeloğlu

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1959’da Yozgat ili Akdağmadeni kasabasında doğdum. Tıp eğitimimi Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde yaparak 1981 yılında mezun oldum. Askerlik görevinin ardından göğüs kalp damar cerrahisi eğitimi için 1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak uzmanlık eğitimime başladım. 1989 yılında kalp ve damar cerrahisi uzmanı olarak SSK Ankara Eğitim Hastanesinde uzmanlık sonrası zorunlu hizmetime başladım. 1992 yılında henüz yeni kurulmuş olan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalında uzman olarak göreve başladım. 1995’te doçent ve 2001 yılında da profesör unvanlarını kazandım. Halen profesyonel mesleki yaşanıtımın ve gerçekleştirdiğim ameliyatların yüzde 90’ını kardiyak cerrahi olguları ve yüzde 10 kadarını torasik cerrahi olguları oluşturmaktadır. Evliyim ve bir erkek bir kız ikisi de üniversite öğrencisi olan 2 çocuk sahibiyim.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Prof. Dr. A.Yüksel Bozer, ve Prof. Dr. Aydın Aytaç hocalarımla çalışmış olmak, onları tanımış olmak benim hayatımın en büyük şanslarından biridir. Bu hocalarımın dışında Prof. Dr. Yurdakul Yurdakul, Prof. Dr. Erkmen Böke, Prof. Dr. Ünsal Ersoy, Prof. Dr. İlhan Paşaoğlu, Prof. Dr. İlhan Günay ve Prof. Dr. Ahmet Hatipoğlu eğitim hayatımız boyunca iyi yetişmemiz için ellerinden gelen bütün gayretleri gösterdiler ve bize gerek mesleki gerekse yaşam tarzı olarak örnek olmuşlardır. Bu hocalarımın arasında Prof. Dr. İlhan Paşaoğlu’nun ise mesleki anlamda benim yaşantımda yeri daha farklıdır.

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Asistanlık dönemimizden itibaren gerek hocalarımızla yaşanmış gerekse de hastalarla yaşanmış birçok olay ve acı tatlı hatıralar var. Bunların çoğu 3. kişileri de ilgilendirdiği için izin verirseniz onların haklarına saygı gereği bu soruyu cevaplamayayım.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Plan ve programsızlıkla birlikte sağlık hizmetinin birçok alanında yokluk yaşanırken birçok alanda da israfa varan gereksiz yatırımlar var. Ülkemizdeki sağlık sistemi nedeniyle mezun olan her hekim uzmanlık eğitimine yönelmeyi tercih ediyor. Uzman olunca da uzmanlık alanı ile ilgili uygulamaları yapma ortamları ne yazık ki her branşta yeterince bulunamıyor. Toplumun bütün kesimlerine yayılmış piramit şeklinde bir sağlık sistemi yapılanması gerekiyor. Türkiye’de ise şu an ters bir piramit var. Bu hem bütünsel olarak, hem de birimler düzeyinde böyle. Örneğin ülkemiz tıp fakültelerinin anabilim dalları doçent ve profesörlerle dolmuş durumdadır. Uzman hekim, öğretim görevlisi sayısı doçent ve profesörden daha azdır.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
İlkokul ve ortaokul dönemlerimde kasabamıza gelen pratisyen doktorlar bir çocuk olarak gözümde ulaşılmaz efsane kişiler olarak görülüyorlardı, bu nedenle o yıllardan beri hekimlik mesleği hep hayallerimi süslemiş ve hedefim olmuştur. Daha sonra Dr. Christian Barnardın insanda ilk başarılı kalp naklini gerçekleştirmesiyle de ortaokul ve lise yıllarında hedefim doktor olup kalp cerrahı olmak şeklinde netleşmişti. Tanrıya şükür bu hedeflerim gerçekleşti. Bu mesleği ve bu branşı seçmiş olduğum içim çok memnunum ve mutlu bir meslek yaşantım oldu diyebilirim.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İdari kadrolarla ilişkiler, hastalar ve hasta yakınları ile ilişkiler ve herkesi memnun etme gibi bir zorunluluğun olması, zor geçen bir ameliyat, birçok araştırmaya rağmen tanıya ulaşamadığın ve her vizit sırasında yüzünüze ‘Ben ne olacağım’ diye bakan servisinizde yatan bir hasta vs. Ama sanırım mesleğimizin en zor ve tatsız tarafı kaybedilen bir hastadan sonra bu durumu hasta yakınlarına bildirmek.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyenliğin olmazsa olmaz kuralı hekimliğinizin aynı zamanda iyi bir araştırmacı ve eğitimci olmayı da gerektirmesi. Asistanların, tıp öğrencilerinin ve yardımcı sağlık personelinin eğitimi, güncel literatür ve kongrelerin izlenmesi ve buradan öğrenilen güncel bilgilerin arkadaşlarınıza aktarılması ve uygulama alanına konulması hekimliğiniz dışında akademisyen kimliğinin zorunlu kıldığı kurallardır diye düşünüyorum.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Yurt dışında ilk uygulanmaya başlandığı dönemlerde torakoskopik cerrahi kursuna ve endovasküler cerrahi kursuna giderek bu konuda eğitim aldım. Ardından da ülkemizde ilk torakoskopik cerrahi uygulaması Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalında gerçekleştirilmiştir.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Profesyonel meslek hayatına atıldığımız yıllarda beraber çalıştığımız bazı arkadaşlarımız bu tercihte bulundular. O yıllarda değişik gerekçelerle böyle bir düşüncem olmamıştı ama bazen yurt dışına gitmemiş olmanın pişmanlığını duyuyorum. Mesleki olarak ulaşılacak bilgi ve cerrahi beceri açısından değil ama ekonomik olarak daha iyi şartlarda olurdum diye düşünüyorum.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Yurt dışı dergilerde yayınlanmış toplam 41, yurt içi dergilerde de yayınlanmış 97 yayınım var. Uluslararası ve ulusal kongrelerde sunulmuş 200 civarında da bildirim var. Yurt dışı dergilerde yayınlanmış yayınlarım uluslararası dergilerde yapılan yayınlarda 53 kez referans olarak gösterilmiştir.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Dokuz Eylül Üniversitesi 20 Temmuz 1982 yılında kurulmuştur. Benim bu üniversitede işe başladığım 1992 yıllarında henüz genç olan üniversitemizin fiziki ve eğitici kadro yapılanması dahi tamamlanmamış ve ülkenin içinde olduğu ekonomik şartlar nedeniyle de bu eksiklikleri gidermek için kaynak bulunması çok zordu. Üniversitemiz bu zorluklara rağmen mucizevi başarılar gerçekleştirdi. Öğrenci eğitimi alanında ülkemizde ilk kez bir eğitim sistemi kökten değiştirilerek “Aktif eğitim” diye adlandırılan “Probleme dayalı öğretim” sistemine geçilip bütün öğretim üyeleri kurslardan geçirildi. Ayrıca öğretim üyelerinin araştırma yapmaları ve uluslararası dergilerde yayın yapmalarını teşvik etmek amacıyla maddi destekler sağlandı. Şu an ülkemizde akademik uygulamalar standardı ve bilimsellik açısından Dokuz Eylül Üniversitesinin önde gelen bir eğim kurumu olduğunu düşünüyorum.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Birçok problem ülke geneliyle, ülkenin yaşadığı sorunlarla ilgili. YÖK Başkanı olmak yanında bir de elinizde sihirli bir sopanın olması gerekir. Sadece alanımızla ilgili birkaç sorundan bahsetmek gerekirse:

a-Üniversitelerde akademik kadrolar inanılmaz şişkin durumda, özel hastanede bir kişinin yaptığı işi üniversitede 9-10 kişi yapmaktadır. b- Kadro yapılanmasında piramit ters dönmüş durumda. c-Doçentlik sınavları hiçbir bilimsel objektifliği ve standardı olmayan, sınav olmaktan çıkmış kişisel ilişkilerle alınan veya hak ettiği halde kişilerin almasının engellendiği bir uygulama haline dönmüştür. d-Alanımızda hizmet noktalarında işlerin yürümesi için asistan alınmakta ve sonuçta da çok fazla sayıda niteliksiz uzman yetiştirilmektedir. Oysa hastanelerde hizmet noktalarında profesyonel görevli hekimlerin ve yardımcı iyi yetişmiş sağlık personelinin, klinik yöneticileri ve öğretim üyelerinin alt kadrosu olarak hizmeti üretmesi uzmanlık öğrencisi sayısının ülkenin sağlık politikası çerçevesinde gelecek yıllardaki ihtiyaca göre hesaplanıp planlanarak her klinikte 1-2 kişi olacak şekilde yetiştirilmeleri gerekir. Örnek vermek gerekirse şimdiki uygulamada, pansuman yapacak nöbet tutacak adam gerekiyor, biz de asistan istiyoruz. Bu insanlar uzman olunca ne yapacak kimseyi ilgilendirmiyor.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Mesleki yaşantım boyunca arkadaşlarımın haklarını sürekli gözetip verdim, asistanları iyi eğitmeye çalıştım, sanırım benim hakkımda kötü konuşmazlar.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Buna çok net bir şekilde evet diyebilirim. Benim doktor olarak tek hedefim kalp cerrahisi idi. Kalp cerrahisi benim için profesyonel işim dışında, ameliyat yaparken çok zevk aldığım bir alandır, özellikle de konjenital kalp cerrahisi çok zevkli bir alandır. Bu hedeflerimin yanında üniversitede akademik hedeflerime de ulaştım.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Yaşımız itibariyle bazı sağlık sorunlarımız çıkmaya başladı ama ne yazık ki kendi sağlığıma gereken özeni gösteremiyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
5-6 yıl öncesine kadar mesleğim dışında ciddi düzeyde salonda spor yapıyor ve haftada en az 3 gün tenis oynuyordum. Ancak ek olarak özel sektör çalışmalarım başladıktan sonra spor yapmaya vakit bulamıyorum.

En büyük zevkim ise motorsikletler. Şu an bir BMW R1150 GS Adv. kullanıyor ve hafta sonları uzun yolculuklar yapmaya çalışıyorum.

Hiç “keşke” dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Eminim ki her insanın gerek özel yaşamı gerekse iş yaşamı ile ilgili olarak keşke dediği, pişmanlık duyduğu tercihleri olmuştur. Benim de var ama farklı bir yol tercih etsem daha iyi olur muydu? Bunu bilmek mümkün değil

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Ne yazık ki hayır. Birçok şeye baştan başlama şansım olsa eşim ve çocuklarımla daha çok ilgilenir, çocuklarımın bebekliklerini çocukluklarını daha bir doya doya yaşamaya, onlarla daha fazla vakit geçirmeye çalışırdım.

Teşekkürler.

24/09/2007
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer