YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Etkili” Rektör Olmak İçinProf. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

05.05.2008, Pazartesi

Tüm Yazıları
Bir rektör için en en önemli başarı rektörlük yaptığı dönemde üniversiteyi daha ileri taşıyan kalıcı izler bırakmasıdır. Bu ise bir liderde olması gereken insanları etkileme gücünün uygun bir biçimde kullanılması ile mümkündür. Liderlik konusunu inceleyen bilim adamları, insanları etkileyen gücün kaynaklarını “uzmanlık gücü”, “karizmatik güç”, “ödüllendrime gücü”, “zorlayıcı güç” ve “yasalardan kaynaklanan güç” gibi çeşitli başlıklara ayırarak incelemektedirler. Buna belki “makamda bulunmanın vediği güç” gibi yeni bir başlık da eklenebilir. Rektörlerin diğer güçlerini nasıl kullanacakları ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte bu yazıda makamda bulunmanın verdiği gücü sonuna kadar kullanmak isteyen rektörlere çeşitli önerilerde bulunulacaktır:

Sizinle görüşmek isteyen öğretim üyelerine randevu verirken seçici davranın. Size muhalif olanlara sakın randevu vermeyin. Sizinle görüşebilmenin bir ayrıcalık olduğunu herkese hissettirin. Bu arada yardımcılarınızın ve dekanlarınızın da bu kişiler ile görüşmesini engellemeyi unutmayın. Sizden randevu isteyenlerin dekan olması bile bu tutumunuzu değiştirmemeli; hatta bu kişilerin görev süreleri dolduğunda bile, bu isteklerini reddedin. Soruşturmanın çok önemli bir silah olduğunu unutmayın. Soruşturma açmak için somut bir gerekçe olması gerekmez. Yeter ki soruşturmacınızı iyi seçin ve soruşturmacınıza nasıl bir sonuç istediğinizi söyleyin. Açtığınız her soruşturmayı bitirmek zorunda da değilsiniz; bunları bir tehdit unsuru gibi sonuçlandırmadan bekletin.

Üniversitenizde her türlü ödeneği son derece dikkatli bir biçimde kullanın. Ders görevlendirmelerinde bile buna dikkat edin; anabilim dalının kendi içinde aldığı kararları ve özel bilgi birikimini hiç önemsemeyin. Bilimsel araştırmalar için ayrılan ödenekleri, yandaşlarınızın gücüne güç katmak için kullanın; onların hem bilimsel araştırma hem de makine-teçhizat alımında hep önde olmaları için elinizden geleni yapın.

Bir anabilim dalı başkanını değiştirmek istiyorsanız, o anabilim dalındaki öğretim üyeleri sizin istediğiniz gibi davranmıyorsa, o anabilim dalına yeni öğretim üyeleri alın. Yeni öğretim üyesi almak için gereksinim olması gerekmez. Almak istiyorsanız alın. En önemli ölçüt gerektiğinde yandaşlarınız ve sizin için oy kullanıp kullanmayacağı olmalıdır.

Yönetici (dekan, müdür, bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı) olarak görmek istemediğiniz kişileri istifa etmeye zorlayın. İstifa etmezlerse onları zor durumda bırakmak için elinizden geleni yapın – eğitim, öğretim ve araştırma etkinliklerinin bunlardan etkilenme olasılığını dikkate almanız gerekmez. Ya da soruşturma açarak “yönetim görevinden ayırma” cezası verin. Yönetim görevinden aldıklarınızın mahkeme kazanma olasılıklarını göz önüne alarak bu soruşturmaların birden fazla olmasına dikkat edin.

Üniversite tarafından düzenlenen bilimsel ya da sosyal toplantılarda ya da üniversite içinde düzenlenen etkinliklerde yandaşınız olmayan öğretim üyelerinin görev almasını ve konuşma yapmasını mutlaka engelleyin. O kişilerin yetkin oldukları bir konu olsa bile tutumunuzu değiştirmeyin; ne olacak, başka bir öğretim üyesine aynı görev verilebilir.

Yandaşınız olarak görmediğiniz öğretim üyelerinin yandaşınız olarak görünen öğretim üyeleri tarafından adeta psikolojik tacize uğratılmalarına göz yumun. Etik ve deontolojik kuralların hiçe sayılmasını görmemezlikten gelin. Yandaşınız olarak görmediğiniz öğretim üyelerinin kendilerini tercih eden hastaları muayene edememelerini hiç önemsemeyin. Yandaşınız olarak gördüğünüz öğretim üyelerinin eğitim ve öğretim ile ilgili görevlerini yerine getirmemelerini örtbas edin; size bu konu yazılı olarak bildirilse bile, bu bildirimi hiç dikkate almayın.

Öğretim üyelerinin YÖK’e başvurmalarından hiç çekinmeyin. YÖK’e başvuruda bulunan bir öğretim üyesine verilen cevap büyük olasılıkla sizin yazdığınız yazı olacaktır. Hakkınızda olumsuz bir karar çıkacak olsa bile, siz çoktan amacınıza ulaşmış olacağınızdan bu durum sizi etkilemeyecektir.

Makamda bulunmanın verdiği gücün ne anlama geldiği konusunda daha bir çok örnek verilebilir. Ancak başka bir bakış açısıyla makamda bulunmanın verdiği gücü bu şekilde kullanmanın orantısız güç kullanımı şeklinde yorumlanabileceği unutulmamalıdır. Ne yazık ki günümüzde üniversitelerde orantısız güç kullanımına uygun bir sistem bulunmaktadır. Hak arama düzeneklerinin yavaş çalışması ya da hiç çalışmaması bu sistemi besleyen en önemli kaynaklardır.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer