YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Kongre Dediğin…Prof. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

15.12.2014, Pazartesi

Tüm Yazıları

 

        20-24 Kasım 2014 tarihleri arasında Antalya’da 14. Ulusal Jinekolojik Onkoloji Kongresi’ni gerçekleştirdik. Eh serde gazetecilik de var, oturayım da meslektaşlarımı bu konuda bilgilendireyim dedim.

 

Dünya jinekolojik onkoloji kongrelerinde olduğu gibi,  bizim ulusal kongremizde de, endüstri desteği maalesef çok azalmış durumda. Kullanılan ilaçlar mı azaldı, hayır. Tedavi yöntemleri mi azaldı, hayır. Kanser hastaları mı azaldı, hayır. Hatta daha da arttı. Büyük ilaç firmalarından hiçbiri ortalıklarda yok. Kemoterapi firmaları nasılsa ilaçlarımız kullanılıyor, diyerek çareyi kaçmakta bulmuşlar.

 

            Laparoskopik cerrahi firmalarından en büyük ikisi, alet standlarını açmışlar. Yeni uygulamalarını gösteriyorlar.

 

Bir firma yetkilileri, serviks kanserinin erken tanısına yönelik geliştirilen iki sistem ile ilgili olan cihazlarını tanıtıyorlar.  Bunun yanında da Vinci robotik cerrahi firması, robotlarını getirmiş, demonstrasyon ve tanıtımını yapıyorlar.

 

            Jinekolojik onkolojide kemoterapiler, neredeyse tamamen, klasik kemoterapilere destek olacak olan,  “hedefe yönelik tedaviler (targetedtherapy)”e kilitlenmiş durumda. Gelecek birkaç yıl içinde bu alanda yeni bir ilaç patlaması olacak gibi görünüyor. Şimdiden değişik ülkelerde başlatılan faz çalışmaları son sürat gidiyor.

 

Bu konuda çıkan ilk ilaçla ilgili olan firma, şimdilik ülkemizde, “endikasyon dışı tedaviler grubu”nda olan ve ilk tedavilerde de kullanılmasına onay verilen ilaçlarının adını vermeden tanıtımını yapıyor. 

 

            Hani televizyonlarda haber programları vardır ya, az sonra az sonra diye diye beklemekten bitap düşersiniz. İşte onun gibi bir şey.

 

            Kongreye katılım, maalesef beklenilenin altında. Bunda Bakanlık hastaneleri ve özel hastanelerle ilgili izin alma zorlukları, sponsor firma bulmada yaşanan güçlükler, katılım ücretlerinin yüklü olması gibi mazeretler öne sürülebilir. Kongre zamanlaması da, hem iş hem tatil planlayanların aleyhine idi. Antalya kasımın son günlerinde oldukça serin olduğundan, havuz-deniz salonları bu kongrede hep boş kaldı. Bu nedenle kongreye gelenler, daha çok bilimsel salonları tercih etmek durumunda kaldılar. Zaten beklediğimiz de bu değil miydi?

 

            Kongre öncesi kurslar, ana salon ve video oturumları, sözel sunumlar da dâhil olmak üzere,  hemen her yerde, hemen her oturumda meslektaşlarımız bol bol film seyrettiler. Kendilerini Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gibi hissettiler. Orada burada hemen her yerde aynı görüntüler, sahneler aynı, artistler aynı.

 

Açık cerrahilerde, iyi bir kameraman bulan anında filmini de patlatmış.  Robotik uygulamalarda, alet zaten kendisi kayıt yapıyor. Yeter ki sen düzgün pozları sağla. Laparoskopik cerrahide de geliştirilmiş kayıt cihazları size bu imkânı sağlıyor.

Hatta bazı arkadaşlarımız, açık cerrahilerde bile endoskopik kayıt yöntemlerini kullanarak film çekmişler. Gerçekten de, hepsi son derece profesyonel görüntülerdi.

 

            Eskiden bir fotoğraf, bir film gösterilmek istenildiğinde bize, “Oğlum sen bu ameliyattan şimdiye kadar kaç tane yaptın?” diye sorarlar, “Sen bu slaytları ya da filmi kahve molasında standlarda gösteriver.” derlerdi.  Şimdilerde soran eden yok gibi. Çok vaka yapan kursta, az vaka, hatta bir vaka yapan ana salonda kendine yer bulabildi.

 

            Kongrede konuşma yapabilmek, oturum başkanı olabilmek  bazıları için çok kolay, bazıları için her nedense pek zordu. Neredeyse yirmi beş yıldır jinekolojik onkoloji ile uğraşırım. Ben bile kendime, kongreye üç gün kala yer bulabildim.

 

Ne diyelim, “Kongre dediğin, tek dişi kalmış canavar.” 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) engin (sağlıkçı)
31.12.2014 08:25:35
Yazarın kaleme aldığı görüşlere katılıyorum. Hekim-akademisyen aleminde durum öyle.. Sağlık Yöneticilerinin eğitim ve kongrelere katılımı da zorlaştı. Söz konusu idareciler iş yoğunluğundan ancak eğitim veya kongre gibi bahanelerle bir nevi istirahat imkanı buluyor; aynı zamanda kişisel gelişimine katkı alıyordu. Bunun tatil olarak görülmesi kaba tabirle ayıptır. Eğitim bir prensip, harcama da verimlilik kriterleriyle yapılırsa o çirkin anlam çıkarılmaz. Yönetici-idareci yıllık izin alamıyor, alsa; kesintileri çok oluyor.
People
0
2) klinisyen (uzman hemşire)
19.12.2014 20:54:13
yurtiçi kongrelere hiç sıcak bakmıyorum artık olay bilimsel etkinlikten çok katılımcı için tatil, düzenleyen için kazanç kapısı haline geldi. hadi diyelim ki doktor arkadaşlar ilaç firmaları dışında maddi anlamda bir nebze katılım ve otel ücretini karşılayabilirken hemşirelerin bu ücretleri karşılaması imkansız. ilaç firması, devlet yada bap desteğide yok. bir maaşı yatıracaksınız. birde prestij olayı var ki sormayın. her kongreye katılınmıyor iyi olanlarda akademik anlamda pek genel gecer olmuyor. bir çalışmamı Fransa'da sözlü sunum olarak sundum küçük bir servet harcadım ancak verdiğim paraya değdi hiç değilse adı var. bu bütçeye yakın Antalyada bir kongreye katılmak ise hiç akıl karı değil malesef. saygılar..
People
0
3) Farklı Bakış (hekim)
17.12.2014 14:35:57
Bu elestirel yazi ve yorumlar sonrasinda, aslinda cok da ilgim olmasa da, yazarin soyledigi gibi, serde gazetecilik yok ama arastiricilik var ya, duzenli Medimagazin okuyucusu olarak bu konu ile ilgili olarak ben de goruslerimi paylasmak istedim.

Kongre 19-22 Kasim tarihlerinde yapilmis. 19 Kasim programinda kongre oncesi kurslar ve acilis var. Kongre oncesi kurs akademisyenleri: Ankara Universitesi, Cukurova Universitesi, Gazi Univeristesi, Gateshead-Birlesik Krallik, Akdeniz Universitesi, Baskent Universitesi (Ankara-Adana Hastaneleri), Acibadem Universitesi, Gulhane ATA, Anadolu Saglik Merkezi, Istanbul Bilim Universitesi, Istanbul Medipol Universitesi, Hacettepe Universitesi, Uludağ Universitesi, Etlik Zubeyde Hanim EAH, Istanbul Universitesi (Istanbul ve Cerrahpasa Tip Fak), Istanbul Medeniyet Universitesi, Beyrut Amerikan Universitesi, Manisa Celal Bayar Universitesi'nen konusmacilar mevcut. Yine kurslarda bu universitelerin yani sira Malatya Inonu Universitesi, Haseki Egitim Arastirma Hastanesi, Ankara Onkoloji EAH, Eskisehir Osmangazi Universitesi'nden degerli akademisyenler oturum baskani olarak gorevlendirilmis.

Daha sonra acilis programi var, burada goze carpan onemli bir detay hastalara da yer verilmis olmasi (Kanserle dans dernegi...)...

Kongrenin bilimsel programi ile, yukarida adi gecen universite ve egitim arastirma hastanelerinin akademisyenlerinin yani sira, Koc Universitesi, Izmir Ataturk EAH, Istanbul Zeynep Kamil Hastanesi, Istanbul Halic Universitesi, Zonguldak Bulent Ecevit Universitesi, TOBB-ETU Universitesi, Ege Universitesi, Selcuk Universitesi, Marmara Universitesi, Dokuz Eylul Universitesi, Gaziantep Universitesi, Corum Hitit Universitesi Aydın Adnan Menderes Universitesi, Erzurum Ataturk Universitesi, Kahramanmaraş Sutcu Imam Universitesi... akademisyenleri de kongreye katkida bulunmuslar... Bunlar programdan takip ederek bulabildiklerim.

Ayrica State University NY (Roswell Park Cancer Center), Mayo Clinic, Sloan-Kettering Cancer Center, Johns Hopkins, UK, Japonya, Beyrut' tan da akademisyenler programi renklendirmis.

Bir de yan dal oturumu yapilarak sorunlar-yan dal araştırma görevlileri tarafindan tartisilmis.

Iki gunluk de bu konuda hemsirelik sempozyumu duzenlenmis...

Programlar sabah 07 ile aksam 20 arasinda gozukuyor.

Bilimsel acidan, yurdun dort tarafindan ve uluslarasi alanda onemli merkezlerin katkisi ile oldukca faydali-doyurucu olabilecek gibi izlenim aldigim bir hizmet sunulmus. Bir hekim olarak-her ne kadar farkli alanda uzmanlasmis olsam da, bir "yan" uzmanlik dalinda tertip edilmis boyle bir aktivitenin ulkemizde her uzmanlik alaninda keske duzenlenebilse diyerek gipta ile programi degerlendirdim...

Evet tabi ki boyle bir organizasyonun yanlislari veya eksiklikleri mevcuttur. Bunlar da elestirilmeli ve dogru ve iyi bulunmali.

Yazinin basinda da belirttigim gibi, bu makale ve yorumlari okuyunca acaba diye dusunerek programi degerlendirdim ve kim kimdir diye, nasil bir program, sadece Istanbul mu?... Kisa bir arastirma yaptim ve cok sukur ki ulkemde iyi seyler de oluyor diyebildim, sevindim...

Saygilarimla,
People
0
4) kazı kazancı (hekim)
17.12.2014 11:00:22
bu işler lobi işi sayın hocam ,bakın sayın bülent tıraşa davalık oldular tjod da,zaten bölüne bölüne bu hale geldi kadın doğumcular,ha kaliteli onkolog var mı ülkede 5 kişiyi geçmez onlar da zaten gelmiyor,bırde elini sallayan onkologum yan dalcıym diye sahne alıyo...zaten konuşmacıları yaz pub mede yayınlar üçüncü dünya ülkesi dergilerde,saygolarımla
People
0
5) Mehmet Ceyhan (Uzman)
16.12.2014 21:37:51
Maalesef hep aynı kişiler konuşma yapıyorlar, çoğu da İstanbul DAN özel hastane doktorları. Ben özellikle bu adamların yayını var mı diye baktım doğru dürüst indekse giren yayınları bile yok! Bir grup KONUŞMACI (HEP AYNI KİŞİLER) uzman doktorlara film(ÇOĞUNU KENDİLERİ YAPMAMIŞ) gösteriyor, onları küçümsüyor, KENDİLERİNE hasta yolla mesajını VERMEYE ÇALIŞIYOR! Bilimsellik sıfır. Yur dışında bu adamlardan konuşma yapabilen yok! Kusura BAKMAYIN UZMAN DOKTORLARDA APTAL DEĞİL! TABİİ Kİ GELMEZLER. 100 DEN FAZLA KONUŞMACI DAHA AZ KATLIMCI. İlerde daha da azalacak. Ne zaman ki TUS(-) ler sahneden inecek o zaman seviye yükselecek! Selamlar saygılar!
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer