Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden literatüre giren çalışma: 'Kangallar neden doğurduklarını yiyorlar?'
Kangal köpeklerinin doğurduktan sonra yavrularını yemesiyle ilgili dünyada ilk kez Cumhuriyet Üniversitesinde (CÜ) yapılan çalışma sonucunda köpeklerde hormon eksikliği olduğu tespit edildi, çalışma uluslararası dergide yayımlanarak literatüre girdi.
Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden literatüre giren çalışma: 'Kangallar neden doğurduklarını yiyorlar?'
17 Ocak 2019 - AA

CÜ Veteriner Fakültesi Veterinerlik Fizyolojisi Ana Bilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Koçkaya, dişi Kangal köpeklerinin yavrularını yemesiyle ilgili kendilerine gelen şikayetler üzerine 5 yıl önce çalışma başlattı.

İlk olarak anket yapan ve yavrularını yiyen dişi köpekleri tespit eden Koçkaya, tespit edilen 15 köpek üzerinde çalışma yürüttü. Yavrulayan köpeklerin davranışlarını kulübelere kamera yerleştirerek gözlemleyen ve çalışmasını laboratuvar ortamına da taşıyan Koçkaya, yavrularını yiyen tüm köpeklerde hormon eksikliği olduğu bulgusuna ulaştı. 

Hormon eksikliği bulunun köpeklerin yavruladıktan sonra 10 gün içerisinde yavrularını yemesinin nedenine yönelik araştırma, uluslararası bir dergide yayımlanarak literatüre geçti. Koçkaya, Kangal ırkında görülen bu durumun tedavisi üzerine de çalışma yürütüyor.

Koçkaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık 5 yıl önce bir vatandaşın, köpeklerinin her doğumda yavrularını yediğine yönelik şikayeti üzerine bu çalışmaya başladıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Buna bir çözüm bulmamız için geldiklerinde bu olayın araştırılması gerektiğini düşündük. Yetiştiricilerimize ve köylülerimize yönelik anket çalışması yaptığımızda, önemli bir oranda kendi yavrusunu yiyen köpekler sonucuna ulaştık. Yaklaşık her 100 kangal köpeğinin birinde bu sıkıntı gözüküyor. Bu da bizim için yüksek bir oran. Zaten bizi çalışmaya yönelten en büyük sebeplerden biri buydu. Köylülerimiz de bu hayvanlarla karşılaştıklarında, her doğumda bütün yavrularını telef ettikleri için ya anneleri azat ediyor ya da anneleri başka yöntemlerle uzaklaştırıyor. Bu hem Kangal köpeklerinin geleceği açısından hem de ekonomik açıdan büyük bir kayıptı ve biz bunun önüne geçebilmek için çalışmaya başladık."

"Bu çalışma dünyada ilk kez yapıldı"

Koçkaya, yavrusunu yiyen 15 Kangal köpeği üzerinde çalışmaya başladıklarını anlatarak, "Kangal köpeklerini takip ettiğimizde köylülerin söylediği gibi her doğumda kendi yavrularının tamamını 10 gün içerisinde ya bütünüyle yediklerini ya da kafa ve ayak kısımlarını yediklerini gördük. Hayvanların davranışları üzerinden hareket ettik, laboratuvar ortamında nedenlerini araştırmaya başladık. 20 neden sıraladık ve sonunda sıkıntının hormon yetersizliği olduğunu tespit ettik. Daha sonra bu çalışmamız dünyanın en iyi davranış dergilerinden birinde yayımlandı ve dünyada yapılan ilk çalışma olarak literatüre geçti." ifadelerini kullandı.

Çalışma literatüre geçtikten sonra çok sayıda kişinin bu şikayetle kendilerine ulaştığına da değinen Koçkaya, şunları kaydetti:

"Özellikle İngiltere'de bir hayvanat bahçesinin veteriner hekimi bize ulaştı. Hayvanat bahçesinde bir ayının 2 yavrusunu telef ettiğini söyledi ve yardımcı olmamızı istedi. Temaslarımız devam ediyor. Ama bizim asıl sonucuna ulaştığımız ırk Kangal köpeği. Bunun dışında diğer ırklar üzerinde çalışmamız gerekiyor. Kangal köpeği üzerinde biz olayı bir aşama daha ileriye götürmeye çalışıyoruz. Ayrıca araştırmalarımız sonucunda bunun bir çok ırkta göründüğünü gördük. Tedavisine yönelik projemiz devam ediyor, bir tedavi protokolü çıkaracağız. Tedaviye yönelik uygulamamız gereken preparatların hangi yoldan ve ne kadar verilmesi gerektiğini belirleyeceğiz. Kısa bir süre sonra da neticelendireceğimizi düşünüyoruz. Denemelerde de olumlu neticeler aldığımızı söyleyebilirim."

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) A (İ)
21.01.2019 10:33:38
Sevgili hüdhüd kuşu, Bir meslektaşımız ile farklı inançlarımızı tartışmak kutuplaşmak mı yani ? Herkes farklı inanç ve ideoloji sahibi olabilir ve bunları birbirleriyle medeni bir şekilde tartışabilir. Kutuplaşma değil ki bu.
People
2
2) hüdhüd kuşu (MD)
19.01.2019 09:52:18
Sayın Hasan Akdemir ve A(I)...yazışmalarınız aslında toplumda ortaya çıkan kutuplaşmanın güzel bir örneği..tek bir kelimeye takılarak "materyalizm" karşındaki tanımadığın kişiyi ötekileştirmek üzücü..bunun doktorların arasında olması daha da üzücü
People
2
3) Kamil Ömür (Uz. Dr)
18.01.2019 19:56:07
A. İ bu yazınla yine kim olduğunu belli ettin. Dini bütün bu sitede kaç kişi varki :) lll
People
14
4) Hasan Akdemir (Nöroloji Uzmanı)
18.01.2019 18:01:17
Benim yolum ayrı , materyalistlerin ya da ateist arkadaşların yolu ayrı. Onlara bile örneklerini bazen ben veriyorum, sonra oltaya gelip tartışmalarda gelgitlerini seyrediyorum . Benim inancımda bir şey değişmiyor ama onlarınkinde gedikler açmak için fırsatlar doğuyor. Nur yüzlü fotoğraflarım bir yerlerde varsa bir ara bana da linkini atın, ben de merak ettim. Burada 10 yıldan fazladır kendimi ve fikrimi gizlemeden yazdığım için aşağı yukarı herkes beni tanımıştır diye düşünüyorum.
People
10
5) A (İ)
18.01.2019 16:23:33
Kusura bakma hasan akdemir , zaten internete girdim. Yav bu nur yüzlü adam nasıl materyalist oluyor diye şaşırdım. Sözlerimi geri aldım o zaman. İyi de kardeşim, materyalizme delil falan niye dedin o zaman??
People
26
6) Hasan Akdemir (Nöroloji Uzmanı)
18.01.2019 14:04:24
45 gününü Hacıda geçirmiş birisine 32 satır yazı yazarak iman dersi verilmeye çalışılması hem o kişiyi hem de onu tanıyanları çok güldürdü. Allah seni de güldürsün sayın A(İ) , bir dahaki sefere kime ne yazdığını bir araştır istersen.
People
8
7) A (İ)
18.01.2019 11:56:18
Hasan akdemir , materyalizme bir kapı daha aralandı diyorsun. Diyelim ki bazı deliller imana vesile oluyor, bazı deliller materyalizme vesile oluyor. Sen bana materyalizmin bu dünyada sana katacağı tek bir faydayı şöyle, ben de seninle beraber materyalist olayım. Bu dünyanın sana ölümden başka bir vaadi var mı? Eğer evlatların için çalışıyorsan bil ki ölecekler, hatta belki senden önce ölecekler ve dünyanın en büyük acısını yaşayacaksın. Eğer zenginlik için çalışıyorsan sen ölünce belki de sevmediğin akrabaların tüm malını çatır çatır yiyecekler. Eğer makam mevki için çalışıyorsan daha ölmeden, emekli olunca onları da kaybedeceksin. Eğer bu dünyaya ve insanlığa faydalı bir eser bırakayım diye çalışıyorsan materyalist kafa ölümden sonra mutlak yokluğa inandığı için bu amaç manasını yitirmiş oluyor. Çünkü sen öldükten sonra dünya cennet gibi de olsa sen yok olduğun için zerre haberin olmayacak ; dünya cehennem gibi de olsa zerre haberin olmayacak. En geç 2 nesil sonra torunların ne ismini bilecek ne yüzünü. Şu dünyada bir zamanlar yaşadığın hatırlanmayacak bile. Kâinat ömrüne göre senin 90 yıllık hayatin ne ki ? Bir an bile değil. Çok kısa bir süre önce şu dünyada yokken ve cok kısa bir süre sonra unutulup gidecekken hangi cesaret ile sonsuz kainatın yaratıcısını inkar edebiliyorsun? Kendini inkar etmen çok daha mantıklı. Ben aslında yokum desen Allahı onlara göre çok daha mantıklı bir söylemde bulunmuş olursun. Annelik gibi en kutsal bir duyguyu , en ulvi vasfı hormona indirgiyorsun. O zaman git bir endokrin doktoruna, sana biraz insanlık hormonu versin , antimateryalizm hormonu versin. Yazıklar olsun. Hiç yokken şu sonsuz kainatın yaratılmasını sen ne ile izah ediyorsun? Allah'a inanmamak neden işine gelmiyor? Namaz kıl, oruç tut, zina yapma içki içme diye emrediyor diye mi ? Halbuki o Allah senin sefil hayatına bir mana katıyor, kutsal bir amaç katıyor. Ölüp gitmekle yok olmayacaksın diyor. Sana sonsuz cenneti vadediyor. Materyalist kafa mı bunları inkar etmene neden oluyor? Sen iman ile nasıl değerli olacağının farkında bile değilsin. Ahireti düşünmez isek insan kainatın yanında bir çöp bile değil. Bir çöp kadar kıymeti yok. Halbuki ahiret inancını devreye koyarsan insan kainattan bile kıymetli oluyor çünkü kainat kıyamet ile yok olacak. İnsan ise sonsuza kadar var olacak. Bak gördün mü , iman insana nasıl bir değer katıyor?
People
22
8) Hasan Akdemir (Nöroloji Uzmanı)
17.01.2019 16:34:42
Bizim kediler de yavrularını boğuyordu. Memelilerde üst seviyede zannedilen annelik duygusu bazen yumurtlayarak çoğalan ördeklerin yanına bile yanaşamıyor. Materyalizme bir kapı daha aralandı; annelik bile hormona bağlı , yoksa yavrunu bile yersin.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA
27/09-28/09 1. Marmara Radyasyon Onkolojisi Günleri RADYOLOJİ İSTA